C2 seviyesi İngilizce kelimeler
Yazılı dilde ve edebi metinlerde karşına çıkan, az rastlanan ve incelikli kelimeler. Bu listede C2 (Uzman) seviyesindeki 198 kelime, Türkçe anlamlarıyla yer alıyor. Kelimeye dokununca okunuşunu ve örnek cümlesini görürsün.
A
- abatedinmek
- abhortiksinmek
- acquiescerazı olmak, boyun eğmek
- adamantısrarcı, kesin kararlı
- affluentvarlıklı
- alleviatehafifletmek, dindirmek
- ambivalentikircikli, kararsız
- animosityhusumet, düşmanlık
- apathyilgisizlik, kayıtsızlık
- appeaseyatıştırmak
- arduousmeşakkatli, zorlu
- ascertaintespit etmek, saptamak
- astutekeskin zekâlı
B
C
- cajoledil dökerek ikna etmek
- callousduygusuz, katı yürekli
- candidaçık sözlü, içten
- cheat ofdolandırmak
- circumventkuralları dolanmak
- clandestinegizli yürütülen
- coercezorla yaptırmak
- complacentrehavete kapılmış
- condonegöz yummak
- conduciveuygun ortam sağlayan
- connoisseurerbap, uzman
- contentiousçekişmeli, ihtilaflı
- conundrummuamma, çıkmaz
- corroborateteyit etmek
- curtailkısmak, kısıtlamak
D
- dearthkıtlık, yokluk
- deferencehürmet, saygı
- demiseyok oluş, çöküş
- depletetüketip bitirmek
- deridealaya almak
- detrimentalzarar verici
- discernsezmek, ayırt etmek
- discrepancytutarsızlık, uyuşmazlık
- disparitybüyük fark, uçurum
- dispelgidermek, dağıtmak
- disseminateyaymak, duyurmak
- divulgeaçığa vurmak
- dormantuykuda, etkin olmayan
- dubiousşaibeli, kuşkulu
E
- efficacyetkililik
- elicit(bilgi, tepki) almak
- elusiveulaşılması zor
- embellishballandırmak, süslemek
- emulateörnek almak, öykünmek
- entrenchedkökleşmiş, yerleşik
- ephemeralkısa ömürlü, geçici
- eradicatekökünü kazımak
- eruditeengin bilgili
- exacerbatedaha da kötüleştirmek
- exasperateçileden çıkarmak
- exonerateaklamak, temize çıkarmak
F
G
H
I
J
K
L
M
N
O
P
- palpableaçıkça hissedilen
- paradigmparadigma
- paramountson derece önemli
- perfunctorybaştan savma
- pertinentkonuyla ilgili, yerinde
- pervasiveher yere sinmiş, yaygın
- plausibleakla yatkın, inandırıcı
- plightzor durum, çile
- poignantdokunaklı
- pragmaticpragmatik, pratik
- precariousgüvencesiz
- precludeolanaksız kılmak
- proliferatehızla çoğalmak
- prolificçok üretken
- propensityyatkınlık, eğilim
- protracteduzayıp giden, uzun süren
- prudentihtiyatlı, sağduyulu
Q
R
- rampantalmış yürümüş, kontrolsüz
- recoursebaşvuru yolu, çare
- rein indizginlemek
- reiterateyinelemek
- relinquishelden bırakmak, devretmek
- remorsevicdan azabı, pişmanlık
- renounceferagat etmek, vazgeçmek
- repercussionolumsuz sonuç, yankı
- resilientdirençli, dayanıklı
- reticentağzı sıkı, suskun
- rudimentarytemel düzeyde, ilkel
S
T
U
V
W
Y
Z
C2 kelimelerini ezberlemek yerine öğren
Uygulama seviyeni ölçer, kelimeleri unutmadan önce tekrar sorar. Her gün birkaç dakika yeter.